Ünlü halk ozanı Ali Kızıltuğ hayatını kaybetti

Ünlü halk ozanı Ali Kızıltuğ hayatını kaybetti

Halk ozanı Ali Kızıltuğ bu sabaha karşı hayatını kaybetti. 73 yaşındaki Ali Kızıltuğ, uzun süredir kanser tedavisi görüyordu.

A+A-

Halk Ozanı Ali Kızıltuğ Ankara'da bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Ali Kızıltuğ için bugün saat 14:00'te Çankaya-Oran Pir Sultan Abdal Cem evinde erkânı yapılacak. 73 yaşındaki Kızıltuğ'un yarın memleketi Sivas Divriği Mursal Köyü'nde defnedilecek.

Kanser teşhisi konulmuştu

Geçtiğimiz aylarda kanser teşhisi konulan Ali Kuzultuğ'la ilgili Onur Akay şu paylaşımı yapmıştı: "Büyük halk ozanı Ali Kızltuğ, Ankara'da bir özel hastaneye kaldırıldı. Değerli sanatçımızın kalçasında görülen kanser tümörünün, akciğere metastaz yaptığını ailesinden öğrendim. Ali Kızıltuğ, şu anda onkoloji servisinde ışın tedavisi görüyor ve kemoterapi tedavisine başlanacak. Nefes almakta güçlük çeken ve yemeden içmeden kesilen büyük sanatçımız için dualarınızı bekliyorum."

KENDİ AĞZINDAN ALİ KIZILTUĞ 

Merhaba Çok Değerli Türkü Dostlarım Ben ozan ali kızıltuğ. 1944 yılında Sivas ili Divriği ilçesi Mursal köyünde dünyaya geldim. 1958 yılında bağlama çalamaya başladım. Bağlamaya ilişkin temel bilgileri köyümdeki Abbas Usta’dan öğrendim. İlk yıllarımda başka âşıkların eserlerini ve yöresel türküleri seslendirdim. 1969 yılında "ASRI GURBET HARAP ETMİŞ KÖYÜMÜ" isimli plağım çıktı. Günümüze kadar 103 plak ve 87 albümüm yayınlandı. Yaklaşık 2160 eserim bulunmakta ve bunlardan 152 den fazlası diğer sanatçılar tarafından seslendirildi. 1969'dan bu yana sadece kendi eserlerimi seslendiriyorum. Eserlerimi hazırlarken genellikle önce şiir olarak yazıp sonra onları besteliyorum. Ancak doğaçlama da çalıp söylüyorum. Âşık Veysel Şatıroğlu ve Âşık Mahzuni Şerif beni en çok etkileyen âşıklardır. Uzun sap bağlamamı hüseyni düzeninde çalıyorum. "BAYKUŞLARA KALAN KÖY" ve "SORMA EFENDİM" adında iki kitabım yayımlandı. Diğer eserlerimi de kitap olarak yayınlamayı düşünüyorum. Memur emeklisi ve 4 çocuk babası olarak halen Ankara’da ikamet ediyorum. Başarılarımdan dolayı aldığım ödüllerden bir kısmını söylemek isterim 1971 yılında İstanbul tepebaşında yapılan ve tüm ozanların katıldığı bir atışma yarışmasında birinci seçildim. Aynı yarışmada hürriyet gazetesi tarafından ödüle layık görüldüm. 2009 yılında Ankara Gazi Üniversitesi'nde Divriği Vakfı tarafından düzenlenen Cumhuriyet Balosu’nda “YAŞAYAN EN ÜNLÜ OZAN ÖDÜLÜNE” layık görülerek plaketi ise Sayın Kemal Kılıçtaroğlu tarafından verildi. 2011 yılında İstanbul’da “Sivaslı Sanatçılar Birliği” tarafından düzenlenen "USTAYA SAYGI" isimli programda yılın ozanı seçilerek dernek başkanı Ünal Daşlık tarafından onur plaketi verildi. 2012 yılında “ANKARA HALK OZANLARI DERNEĞİ” başkanı Kenan Şahbudak tarafından "Ustaya Saygı" ve “YILIN OZANI ÖDÜLÜ” verildi. Hayata bakışımı da şöyle ifade edebilirim. "Ne yârimden vazgeçtim, ne sazımdan, ne de vatanımdan vazgeçtim. Nasıl Mursal'dan geldiysem o mazlum, sefil, tertemiz bir köylü çocuğu isem şimdi de aynıyım".

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.