Sıra GDO’lu ithalatında

Sıra GDO’lu ithalatında

Daha önce 26 mısır ve 10 soya geni ithalatına izin veren Biyogüvenlik Kurulu, yem amaçlı GDO’lu 2 mısır ve bir soya gen başvurusunu da kabul etti.

A+A-

Biyogüvenlik Kurulu, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) hakkında yeni kararlar alarak, 2 mısır ve bir soya geninin yem amaçlı ithalatına ilişkin yapılan başvuruyu ‘değerlendirmek üzere’ kabul etti. Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği İktisadi İşletmesi’nin (BESD-BİR) yaptığı başvuru değerlendirilip 3 yeni gene ithalat izni verilirse, Türkiye’de ithalatına izin verilen genetiği değiştirilmiş gen sayısı 39’a yükselecek.

GDO’lu ürün izninin ilk olmadığını, daha önce de 26 mısır ve 10 soya genine ithalat izni verildiğini ve bu genlerin yem amaçlı ithal edildiğini anımsatan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, bu başvurudan da ithalat izni çıkma beklentisinin yüksek olduğunu söyledi.

Arazi var, üretim yok

üretiminin piyasa talebini karşılamaya yetmediğini dile getiren Atalık, GDO’lu ve GDO’suz toplam soya ithalatına 800- 900 milyon dolar; toplam mısır ithalatına ise 350 milyon dolarlık harcama yapıldığını anlattı. Buna göre, Türkiye’de mısırın piyasa talebi 7 ila 8 milyon ton arasında değişmesine rağmen yıllık 6.4 milyon ton mısır üretimi gerçekleşiyor. Soyanın piyasa talebi ise 2 ila 2.5 milyon ton iken, yıllık soya üretimi ancak 150 bin tonda kalıyor.

GDO’suz dahi olsa soya ve mısır ithalatının Türkiye için üzüntü verici bir durum olduğunu ifade eden Atalık, “Üretimi hedefleyen doğru bir tarım politikası ile ekilmeyen ve su bekleyen tarım arazilerimizden sadece 5.5 milyon dönümünü soya üretimine, yaklaşık 1 milyon dönümünü de mısır üretimine ayırsak bırakın GDO’lusunu, yurtdışından hiçbir şekilde mısır ve soya almamıza gerek kalmayacaktır” dedi.

Atalık, dünyada yetiştirilen soyanın yüzde 78’i GDO’lu tohumla üretilirken, bu oranın mısırda yüzde 26 civarında olduğunu söyledi. Soya ithalatında küresel piyasalarda GDO’suz soya bulmanın zorluğuna dikkat çeken Atalık, “GDO’suz mısır bulma olanağı daha yüksektir, ancak yetiştirilen GDO’lu mısırlar öncelikle piyasaya arz edilmektedir” diye konuştu.

‘Et ve sütte KDV sıfırlansın’

Et ve sütün temel hayvansal protein kaynağı olduğunu söyleyen Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tezel, ette ve sütte KDV’nin sıfıra indirilmesini önerdi. Et ve sütün temel hayvansal protein kaynağı olduğunu ve bunların lüks tüketim olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Tezel, hayvansal ürünlerde KDV’nin sıfırlanmasının sağlanması halinde sektörde kayıt dışılığın da önemli ölçüde ortadan kaldırılacağına inandıklarını; tüketicilerin de temel ihtiyaçlarına daha rahat ulaşabileceklerini ifade etti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.