Medyaskopi

Medyaskopi

Yazarın Tüm Yazıları >

Masum değiliz hiç birimiz!

A+A-

Anne karnında başlar onun serüveni. Önce cenindir, zamanla cenkleşir. Bir ara efelenir de… Zamanı geldi mi kimse tutamaz onu içeride. Kasılır ve kasar. Bir an önce güneşi görmek ister. Güneş onun için sonsuzluktur çünkü. 

 

Karanlıktan aydınlığa uzanan yolculuğunda adeta bir umuttur, onun için… ‘Mehmet’tir birçoğumuz gibi. Dededir, babadır ve bazen de dayı. Dayılanması Efe olduğundandır. Masumdur,  masumiyet kelimesinin tam karşılığıdır o an. Saf ve temizdir, günahsızdır. Hoş gelir hepimize, hoş geldin deriz hep birlikte…

 

Keşke hepimiz bir bebeğin masumiyeti kadar gerçek kalabilsek bu hayatta, ama maalesef bu mümkün değil. Zaman ve yaşadıklarımız, bizi biz yapan, ancak kalıcı olamayan masumiyetimizi silip süpürür…

 

Bazen öyle an gelir ki; o masum halimiz bir yerlerden çıkıp geliverecekmiş gibi hissederiz, ama bu sadece bir sanrıdır. Gerçeği hiçbir zaman yansıtmaz ve kısa zamanda unutup geçeriz.  Hayatın akışı sürükler bizi bilinmezliğe. 

 

Masum kelimesi en çok da onlara, yani çocuklara yakışır. Büyüdükçe masumiyetlerini yitirseler de, çocuk her yerde bir masumiyet simgesidir.

 

Peki ‘masum’ kelimesi başka hangi durumlarda vücut bulur? İşte birkaç örnek…

 

Mesela istemediğin halde bir olaya karışmış ya da dolduruşa gelip yaramazlık yapmak zorunda kalmışsan (!) kesin masumsundur. Burada masum kelimesinin karışlığı önümüze suçsuz ve günahsız bir şekilde çıkar. Zaten hangimiz suçluyuz ki? Hepimizin bahanesi hazırdır hep.

 

Günahlarımız bizi aşmış durumda. Masum olmadığımız ortadayken neden bu kadar nadir bir kelimenin altına sığınır dururuz, bilemem. Bizi bilen biliyor. Kimi kandırıyoruz ki? İnsanı insan yapan en önemli değer dürüstlük değil midir? Peki, çakma masumiyetlerin hangisi dürüstlükle bağdaşabilir?

 

İnsanın temizi makbuldür, derler. Bir de ‘helal süt emmiş’ sözü vardır ki; değmeyin keyfine. Peki, bir insan nasıl hem temiz hem de saf olabilir veya kalabilir? Temizliğin karşılığı neden sağlıkla ödüllendirilir? Anlaması oldukça güçtür. 

 

Peki ya masum görünüp, masumiyetten nasibini almamış insanlara ne demeli? Asıl bizi kahreden de bun insanlar değil midir? Hain bakışların sahibidir masumiyeti kötüye kullanan insan. Öyle bir bakıştır ki, başı hafif öne eğilir, ama gözler sendedir. Anlarsın bir hainlik yapacağını. Gülümsemesi salacağı kötülüğün habercisidir adeta, beklersin… Gelen ne seni ne de bir başkasını mutlu eder. Sonu kötü biter.

 

Bence biz masumiyeti bebeklerin gözlerinde aramaya devam edelim… Hiç değilse büyüyene kadar.

 

Sevgiyle kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar