Dünyadaki 10 flamingodan biri Gediz'de ve Gediz tehdit altında

Dünyadaki 10 flamingodan biri Gediz'de ve Gediz tehdit altında

Dünyanın en önemli sulak alanlarından Gediz Deltası tehdit altında. On binlerce flamingonun evi Gediz Deltası’ndan geçmesi planlanan İzmir Körfez Geçişi Projesi’nin güzergâhı flamingoların beslenme alanını tahrip edecek. Doğa Derneği projenin iptali için

A+A-

İzmir Kuş Cennetini Koruma ve Geliştirme Birliği (İZKUŞ) ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü arasında 2008 yılında imzalanan İzmir Kuş Cenneti Protokolü geçen yıl sona ermiş ve bakanlık protokolü yenilememişti. Akademisyenlerin, sivil toplum örgütlerinin ve birçok kesimin katılımıyla yapılan koruma çalışmaları sayesinde alana gelen flamingo sayısı yıldan yıla artış gösterdi. Yuvalara geçen yıl yaklaşık 20 bin çift flamingo üremek için geldi. Daha sonra bu alandan İzmir Geçişi Köprüsü’nün geçeceği açıklandı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevresel Etki Değrelendirmesi’ne (ÇED) olumlu kararını verdi. Doğa Derneği, EGEÇEP, TMMOB ve 85 kişi İzmir Körfezi’ne yapılması planlanan otoban bağlantılı köprü projesine dava açarak ÇED kararının iptalini istedi. Dava sürüyor.

Çevresinde yapılaşma

Biz de Doğa Derneği ile Gediz Deltası’nı gezdik. İzmir merkezinden çok kısa sürede deltaya vardık. Köprünün geçeceği belirtilen alanda flamingo, karabatak, ördek gibi çok sayıda kuşun çevredeki yapılaşmaya karşın beslenmeye çalıştığını gözlemledik. Delta sınırında çok sayıda bina yükselmiş ve yükselmeye devam ediyor. Burada konuşan Doğa Derneği Genel Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç, bize Gediz Deltası’nda 158 yıldır bilimsel olarak süren araştırmaları anlatıyor. Delta 1998 yılından bu yana Ramsar Sözleşmesi kapsamında Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan statüsüne sahip. Aynı zamanda doğal sit alanı olarak korunan İzmir’in Gediz Deltası, UNESCO’nun eşsiz doğal güzelliklere ve estetik öneme sahip olmak; önemli fizyografik özellikler göstermek; kara, tatlı su, kıyı ve deniz ekosistemleri ile canlı topluluklarının gelişiminde önem taşımak ve son olarak tehlike altındaki türleri içeren yaşam alanlarına sahip olmak konulu dört UNESCO kriterini ayrı ayrı sağlıyor.

‘İptal edilmeli’

Deltanın Körfez’e bakan güney kıyılarını gösteren Kılıç, “Her kış buraya on binlerce flamingo geliyor. 100 binin üzerinde değişik kuş bu alanı kışlamak ve beslenmek için kullanıyor. İzmir gibi 4 milyon nüfusu olan bir metropolün içinde bu kadar değerli ve nesli tehlikede canlı türüne ev sahipliği yapan başka bir sulak alan dünyada yok” diyor. Kılıç özetle şöyle devam ediyor:

“Akademisyenlerin hazırladığı güncel rapor, deltayı UNESCO’nun belirlediği kriterlere göre değerlendiriyor ve Gediz Deltası’nın Dünya Doğa Mirası unvanını fazlasıyla hak ettiğini ortaya koyuyor. Gediz Deltası ise hak ettiği bu unvanı almak şöyle dursun İzmir Körfez Otobanı gibi yıkım projeleri ile karşı karşıya geliyor. Yıllardır devlet tarafından korunan bu bölge, yıllardır büyük projeler tarafından tehdit ediliyor. Her birkaç yılda bir büyük bir tehditle karşı karşıya geliyoruz. Örneğin yıllarca bir liman projesi vardı ve her seferinde pek çok sivil toplum örgütünün itirazlarıyla bu büyük projeler geri püskürtüldü. Şimdi yeni bir projeyle karşı karşıyayız. O da İzmir Körfez Otabanı. Bu proje, deltadan geriye kalan bütün doğal alanların yapılaşmaya açılmasına yol açacak bir proje. Geçen yıl ÇED olumlu kararı çıktı. Bu karara karşı dava açtık. Şu anda devam ediyor. Aynı zamanda alanın sulak alan koruma bölge sınırları daraltıldı. Geçen hafta Aziz Kocaoğlu bir açıklama yaptı. İzmir’in 2030 için ulaşım master planı açıklandı. Bu planda İzmir Körfez Otobanı yer almıyor. Kocaoğlu da ‘Biz plana koymadık çünkü bilim adamlarının itirazı var ve bilim ne derse olur. Eğer bilim adamları bu yolun burada yapılmaması gerekir derse, yapmayacağız’ dedi. Bu bizim için güzel bir gösterde. Yerel yönetimin bilim insanlarından yana olmasından çok memnun olduk. Ulaşım master planında olmaması bu yola aslında ihtiyaç olmadığını da göstermiş oldu. Bizler de o nedenle bu alanla ivedilikle eski koruma sınırlarının yerine gelmesi ve alanın UNESCO dünya mirası kabul edilmesini istiyoruz. Bu yanlış projenin bir an önce iptal edilmesini istiyoruz.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.