Bylock'ta mağduriyetler nasıl oluştu, nasıl ortaya çıktı? İsmail Saymaz anlattı...

Bylock'ta mağduriyetler nasıl oluştu, nasıl ortaya çıktı? İsmail Saymaz anlattı...

Bylock ile ilgili önemli haberlere imza atan gazeteci İsmail Saymaz, yaşanan son durumu Yön Radyo’da yayınlanan Bizim Stüdyo programında anlattı.

A+A-

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı,11 bin 480 cep telefonunun, kullanıcı iradesi dışında FETÖ'nün gizli haberleşme programı ByLock'a yönlendirildiğini açıkladı.

Bu kullanıcıların, gerçek 'Bylock' kullanıcılarının tespitini güçleştirmek ve FETÖ ile mücadeleyi sulandırmak amacıyla örgüt mensubu yazılımcılar tarafından geliştirilen uygulamalarla bilinçli olarak bylock.net alan adına yönlendirilmiş oldukları yönünde bulgular elde edilmiştir" denildi.

 Savcılığın bu açıklamasıyla cezaevlerinden tahliyeler başlarken binlerce kişinin Bylock kullanmadığı halde mesleklerinden ihraç edildiği, tutuklandığı ortaya çıktı.

Bylock ile ilgili önemli haberlere imza atan gazeteci İsmail Saymaz, yaşanan son durumu Yön Radyo’da yayınlanan Bizim Stüdyo programında anlattı. Başak İkiz’in sorularını yanıtlayan İsmail Saymaz’ın açıklamaları şöyle:

BYLOCK CEMAATİN WHATSAPP’IDIR…

 17-25 Aralık döneminde biliyorsunuz gerek emniyet istihbaratı gerekse jandarma istihbaratının kontrolü Fethullahçıların elindeydi.  2014 başında hem kendileri dinlenmesin diye hem de devletin müdahale edemeyeceği bir dinleme konuşma hattı oluşturmak istediler. Telefonların takip edileceğini biliyorlardı bu yüzden Bylock’u geliştirdiler. Bylock  cemaatin whatsapp’ıdır. Bylock cemaatçiler tarafından geliştirildi ancak bu arada TÜBİTAK’tan ayrılmış olan bir Fethullahçı Mor Beyin adlı bir platform geliştirdi. Bir tür internet mağazası gibi düşünün. Bunun alt rafları var, onun altyazılımları… Onlar ne? Namaz saatleri, kıble uygulaması, İngilizce- Türkçe sözlük, Almanca- Türkçe sözlük , free bir müzik dinleme programı ya da araba yarışları gibi programlar. Buralara kişi kıble programını indirmek için girdiğinde bu sitede aslında bir pixel yani kullanıcının giremeyeceği ölçüde küçük bir pixellik bağlantı bırakılmış. Bu bağlantı, kişi aslında namaz ve kıble programını tıkladığında farkına varmadan Bylock serverına yönlendiriliyormuş . Ağustos 2014 ile Ekim 2014 arasında bu programı indirenlerin daha çok karşılaştığı bir vaka haline gelmiş. Şimdi kişi aslında ezan saatini öğrenmek istiyor  ve adını duymadığı Bylock adlı sohbet programının serverına bağlanmış gibi görünüyor.

KARARI BOZANLAR MAALESEF GÖREV YERLERİNDEN UZAKLAŞTIRILDILAR

15 Temmuz’dan sonra devlet bylock’u tespit ettiği ve cemaatçilerin bu program üzerinden haberleştiğini fark ettiğinde  Bylock dökümlerini örgüt kayıt defteri gibi kabul etti. Bunda biraz haklılık payı da vardı. Şöyle söyleyeyim 15 Temmuz’un ateşiyle böyle somut bir delile ulaşılmış olmanın etkisi söz konusuydu. Fakat bu esnada özellikle ikinci listelerin açıklanmasından sonra  bir kuşku  ortaya çıktı. Bakıldı ki içlerinde sosyalistler, anarşistler, radikal İslamcılar, sıradan vatandaşlar, eski milletvekilleri gibi Fethullahçılarla alakası olmayan bu insanların Bylockçu diye tutuklandığı ortaya çıktı. Ki bunların tamamına yakınında konuşma dökümü de yoktu. O dönemde -2017’nin başında- aslında 2 mahkeme buna itiraz etti.  Biri Gaziantep Bölge İdare, diğeri Antalya Bölge İdare. İçeriği olmadığı halde Bylock’tan ceza alan insanlarla ilgili mahkumiyet kararlarını daha derin araştırma yapılsın, içerikler getirilsin, etrafına FETÖ’cü müdür sorulsun ya da konuştuğu kişiler varsa onlara bakılsın diyerek kararı bozdu. Kararı bozanlar maalesef görev yerlerinden uzaklaştırıldılar. Gerekçe şuydu en somut delili sulandırmayalım.

TUZAĞI DEVLETTEN ÖNCE SİVİLLER TESPİT ETTİ

Ne oldu peki sonrasında?

Bilhassa ağustos sonu, eylül ayı başında namaz programı indiren bir vatandaşın bu programı indirdikten hemen sonra Bylock kullanmış gibi göründüğü tesadüfen tespit edildi. Bu bilgi avukat Ali Aktaş ile Koray Peksayar  tarafından çalışıldı ve somut bir bilgi haline getirildi. Bu çok önemliydi çünkü esasen bu tuzağı görmesi ve ortaya çıkarması gereken devletten önce ilk defa bunu  siviller tespit etti ve dillendirdiler. İki aydır  bu yurttaşlar mücadele ediyorlardı fakat onlar da maalesef  ana akım medya tarafından uzun süre görülmedi.  Hatta Avukat Ali Akkaş, kripto FETÖ’cü, Bylock’u sulandırıyor diye yerden yere vuruldu.  

Koray Peksayar kim? Balyoz kumpasını çökerten bilirkişi raporuna imza attığı halde bu hususu da açığa çıkarmasından sonra tanık olarak çağırıldığı mahkemelerde hakimler onu kapıda görünce apar topar duruşmayı bitirdi. Dolayısıyla bir süre daha devletin ilgili birimleri bu hadiseyi görmek istemedi. Şikayetler o kadar çok ayyuka çıktı, şikayet sahipleri o kadar seslerini yükseltti ki artık kaçınılmaz hale gelmişti. Çünkü gerçekten bu insanların konuşması yoktu. Gerçekten Bylock’a kaydı yoktu ve nihayet 17 ay sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve devletin bu hususta çalışma yapan birimleri MİT anlaştılar ki ve üzerinde kanıya vardılar ki en az 11 bin 480 kişi esasen Bylock kullanmadığı halde Bylock kullanıcısı gibi listelere girmiş ve bunlar büyük mağduriyetlere maruz kalmışlar.

EN AZ 4 KİŞİNİN İNTİHAR ETTİĞİ BİLİNİYOR

Hali hazırda bin 500 ya da 2 bin 500 arasında insanın cezaevinde olduğu tahmin ediliyor. Bunların tamamına yakını adli soruşturma  geçirdiği biliniyor. İçlerindeki  kamu görevlilerinin ihraç  edildiği biliniyor. İşsiz kaldıkları, dışlandıkları, fişlendikleri, Fetö’cü , darbeci, terörist diye itham edildikleri, bir kısmının, en az 4 kişinin intihara sürüklenerek hayatını kaybettiği maalesef biliniyor. Devletin 17 ay sonra ayıp ettim pardon demesi önemli ama yetmeyecek. Burada kusur sahibi Fetöcüler’dir. Gerek insanları böyle bir tuzağa çektikleri için suçlulardır gerekse gerçekten Bylock kullandıkları halde hayır ben kullanmadım diyerek hadiseyi daha da karmaşık hale getirdikleri için suçlulardır. Çünkü Bylock kullandığı halde ben kullanmadım diyenle aslında Bylock’un adını duymadığı halde ben kullanmadım diyen arasında fark ortadan kayboldu. Bu nedenle de suçlulardır.

DEVLET TUZAĞA DÜŞMEMELİ VATANDAŞINI DÜŞÜRMEMELİYDİ

Devlet burada ihmal sahibidir. Sonuçta suçlu ve suçsuzu ayırmak devletin görevidir. Feto’cular bir tuzak kurdular ama devlet bu tuzağa kendisi düşmemeli ve vatandaşını düşürmemeliydi.

“Pardon” un bir gereği olmalı. Cezaevinde olanların derhal tahliyesi , hakkında delil bulunmayanların derhal  beraati, işinden ihraç edilenlerin işine iade edilmesi ve iadei itibarının açıklanması ve devletin bu yurttaşlardan özür dilemesi gerekir.  Aynı zamanda devletin de itibarını kurtaran , vatandaşın da haysiyetini kurtaran 3 ismin avukat Ali Aktaş’ın, Koray Peksayar  ve Tuncay Beşikçi’nin devlet tarafından bir teşekkürle haklarının iade edilmesi gerekir.

 

 
 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.