2017'de Türk dış politikası: Trump'la gerilim, Putin'le işbirliği

2017'de Türk dış politikası: Trump'la gerilim, Putin'le işbirliği

2017, Türk dış politikası için hareketli bir yıldı. 16 Nisan'daki anayasa değişikliği referandumu öncesi Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle gerilim artarken, ABD ile ilişkiler iki ülkenin birbirlerinin topraklarında turist vizesi vermeyi zorlaştırdığı noktay

A+A-

Buna karşılık Türkiye, Rusya ile ilişkilerini geliştirdi ve Orta Doğu'da yeni adımlar attı.

İşte dört ana başlıkta 2017'de Türkiye'nin dış politikası:

 
 

ABD ile ilişkiler

erdoğan ve trumoTelif hakkıGETTY IMAGES

Ankara, 20 Ocak 2017'de ABD Başkanı olarak göreve başlayan Donald Trump'ın 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından gerilen Türkiye-ABD ilişkilerindeki sorunların çözümü için adımlar atmasını umuyordu.

Başbakan Binali Yıldırım, Trump'ın göreve başladığı gün yaptığı açıklamada ABD Başkanı'ndan beklentilerini şöyle sıralamıştı: Fethullah Gülen iade edilmeli, YPG'ye silah desteği sona ermeli ve Türkiye'de ABD hakkındaki olumsuz algıyı düzeltmek için adımlar atılmalı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Trump arasında ilk temas, 8 Şubat'ta telefon görüşmesiyle gerçekleşti. Ertesi gün de göreve kısa bir süre önce başlayan CIA Başkanı Mike Pompeo Türkiye'ye gitti ve iki yönetim arasındaki temaslar sıklaştı.

17 Mayıs'ta ABD'de ilk defa buluşan Erdoğan ve Trump ikilisi, ilerleyen süreçte de görüşmelerine devam etti ve Trump "ABD ve Türkiye hiç olmadığı kadar yakın" dedi. Ancak Erdoğan'ın ilk ziyaretinde korumalarının göstericilerle kavga etmesi, korumalar hakkında ABD'de dava açılmasıyla sonuçlandı.

Liderlerin açıklamaları bir süre olumlu havasını devam ettirse de iki ülke arasındaki pek çok anlaşmazlık çözülmeden sürdü ve bu anlaşmazlıklar kısa bir süre sonra iki ülke arasında krize dönüştü:

YPG'ye destek

ABD Başkanı Trump, Türkiye'nin Rakka operasyonunda birlikte yer alma talebini geri çevirdi ve operasyona Türkiye'nin "terör örgütü" olarak gördüğü YPG ile başladı.

Bu süreçte YPG'ye verilen silahlar Türkiye'nin tepkisine yol açtı.

Rakka'nın IŞİD'den alınmasının ardından da ABD, YPG'ye sevkiyata devam etti.

YPGTelif hakkıGETTY IMAGES

Rusya'dan S-400 alımı

ABD ise Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasından duyduğu rahatsızlığı gizlemedi.

Amerikan savunma ve dışişleri bakanlıkları kararı "kaygı verici ve endişelendirici" olarak niteledi.

Gülen'in iadesi

ABD Gülen'i iade etmezken, Türkiye Gülen yapılanmasında yer aldıkları gerekçesiyle ABD elçiliğinde çalışan bazı görevlileri gözaltına aldı.

Bunun üzerine ABD Türkiye'deki vize faaliyetlerini durdurdu, Türkiye de aynı şekilde karşılık verdi.

ABD, Aralık sonunda yaptığı açıklamada Türkiye'deki vize faaliyetlerinin Şubat 2019'da normale döneceğini duyurdu.

Tutuklu din adamı Brunson

Türkiye'de tutuklu bulunan ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson'ın serbest bırakılması talebi karşılık bulmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuyla ilgili ABD'ye "Sizde de bir tane papaz var. Ver papazı al papazı" dedi.

Zarrab şeması

'Zarrab davası'

Kasım sonunda New York'ta görülmeye başlayan "Reza Zarrab davası" iki ülke arasındaki gerilimi zirveye taşıyan olaylardan biriydi.

AKP Sözcüsü Mahir Ünal, davanın "rehin alınmış bir adam üzerinden Türkiye'yi rehin alma girişimi" olduğunu söyledi ve "Bir tiyatro oyunu olarak gördüğümüz senaristini, oyuncularını, figüranlarını tanıdığımız bir oyundur" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım ise dava hakkında şunları söyledi:

"Bu dava hukuki olmaktan çıkmış, tamamen siyasi bir şekle dönüşmüştür. Amaç Türkiye'yi sıkıştırmaktır. Türk ekonomisini sıkıştırmaktır. Türk ekonomisini zora sokmaktır."

McMaster'ın 'Türkiye ve Katar radikal ideolojilerin sponsorları' sözü

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymon McMaster Aralık ayı başında "Türkiye ve Katar'ın radikal ideolojilerin yeni sponsorları olduğunu" söyledi.

McMaster her ne kadar daha sonra Anadolu Ajansı'na "Başkan Donald Trump gibi ben de Türkiye ile ABD arasındaki güçlü ittifaka sağlam bir şekilde inananlardanım" dese de, Dışişleri Bakanlığı, onun sözlerine "hayret verici, temelsiz ve kabul edilemez" diyerek tepki gösterdi.

Trump'ın Kudüs kararı

2017 biterken iki ülke arasındaki gerilimin son halkası da Trump'ın ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'nin Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma kararı oldu. Karar Türkiye'de kitlesel protestolara yol açarken Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump'a şöyle seslendi:

"Biz de sizi tanımıyoruz. Ey ABD, ey Trump sen bunları görmedin mi? Lafa gelince dünyanın en güçlü devleti. Ya senin her yerin güç olsa ne olacak ya.

"Ey Trump, senin böyle bir yetkin var mı? Sen 1980 yılında alınan karara neden uymuyorsun? Emlak mı alıp satıyorsun?"

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.